Kitap dünyasına katılın
"Umudunu yitirme sakın. Neşeli ol. Yakında bunlar bitecek."
"Pencereyi açıp odanıza temiz hava, temiz fikir doldurun."
“Beynimde acı üreten bir makine bum bum bum çalışıyordu.”
"Bazılarımız anadan doğma savaşçıyızdır. Özgürlüğümüzü korumamız gerek."
‘’Hayatın ayrılmaz bir parçasıydı kitaplar!’’
''Güçlüklerle karşılaşan, zor günler yaşayan küçük çocuklara umulmadık bir sağduyu gelir, bir de bakarsınız kafayı çalıştırıyorlar, zorlukların üstesinden gelmeye çabalıyorlar.''
"Sakın kaygılanmayın! Sonunda herkesin aklı başına gelecek, sonunda herkes iyi olacak."
"Hava çok soğuk oldu mu, nedendir bilinmez, korkunç iştahı açılır insanın."
"İhtiyarların anlattıkları hikâyeleri dinlerlerdi. Böylece, ihtiyarların odası her akşam yarım saat kadar şenlenir, düğün yerine dönerdi; ne açlık kalırdı, ne yoksulluk, tüm yoksunluklar unutulurdu.
"Eve gider gitmez ilk işim televizyonu pencereden aşağı atmak olacak. Artık televizyonun adını bile duymak istemiyorum."
"Ama benim hiç şansım yok. Yılda tek bir çikolata alanın ne kadar şansı olabilir ki?"
"Ama yine de minicik bir şansımız olabilir," dedi. "Umut fakirin ekmeği. Öyle değil mi, Charlie?"
"Biliyor musun," dedi, "öyle hissediyorum ki, senin bu talih kuşuna çok ihtiyacın vardı. Biletin sana çıkmasına ne kadar sevindim bilemezsin. Bahtın açık olsun, evladım."
"Charlie hep lahanadan, lahana çorbasından daha doyurucu, daha lezzetli yemeklerin özlemini çekerdi. Ama canının en çok istediği şey çikolataydı."
"Her şeyin zamanı var!" diye seslendi. "Bu kadar sabırsız olma!"
"O halde gitmiyorum, ben ailemi hiç bir şeye değişmem. Dünyadaki tüm çikolataya bile."
"Charlie çikolatayı aldı, kâğıdını yırttı... ve birden... kâğıdın altından... altın yaldız göründü."
"Çiklet çiğnemek içindir, oysa bu bonbonlardan birini çiğnemeye kalkarsan dişlerini kırarsın."
"Sıcak dondurma buz gibi havalarda insanın içini ısıtır. Ayrıca, sıcak içkilere atmak için sıcak buz yapıyorum. Sıcak buzu sıcak içkiye atıyorsun, daha da sıcak oluyor."
"Bin yıllık güzergâhını değiştiren, çağımın küstahlığı değilse, nedir?"