Kitap dünyasına katılın
"Ama bu dünyada hiçbir şey sürekli değil; bu nedenle de neşe, ikinci dakikada, birincidekinden farklıdır; üçüncüde bir derece daha zayıflar, sonunda bütün bütün yok olur, eski durumumuza döneriz; suda genişleyen halkaların, sonunda suyun yüzeyiyle bir olup yitmesi gibi."
"İnsan gecenin seslerini ancak bir maceraya ikna olmak istediği zaman bu kadar uzun dinliyor."
"Bütün kadınların içinde sürekli meraklarını karıştıran bir şeytan yaşıyor, derler."
"Mutluluktan neredeyse kahkaha atacaktı. Ama bu hayatta hiçbir şey uzun sürmez; ikinci kez duyduğu mutluluk da ilkine oranla pek cansızdı. Üçüncü kez duyacağı mutluluk biraz daha zayıflayacaktı, en sonunda da yok olup gidecekti. O da eski ruh haline dönecekti, tıpkı taşların suda sektirilmesiyle oluşan halkaların bir süre sonra kaybolması gibi."
"Kadın şeytana aşıktır."
"sevgilimi bir saat göremesem, bir yıl görmedim sanırım. sensiz hayatın tadı yok, sensiz yaşamaktan nefret ederim."
"Ama bu dünyada hiçbir şey sürekli değildir. Bu nedenle de sevinç, ikinci dakikada birincidekinden farklıdır, üçüncüde bir derece daha zayıflar, sonunda tamamen yok olur, eski durumumuza döneriz."
"Buradan alın beni! Fırtına gibi hızlı bir troyka verin bana! Otur, arabacı, çal çıngırağımı, kanatlanıp uçun atlar, götürün beni bu dünyadan! Uzaklara, çok uzaklara, hiçbir şeyin, hiçbir şeyin görünmediği yerlere. İşte gökyüzü karşımda yükseliyor, küçük bir yıldız parıldıyor uzaklarda; koyu ağaçlarıyla ve ayla birlikte geride kalıyor orman; mavi bir sis seriliyor ayaklarımın altına; sisin içinden müzik sesi geliyor; bir tarafta deniz, diğer yanda İtalya ; işte Rus köyleri de görünüyor. Şu uzakta görünen benim evim mi? Pencerede oturan annem mi? Anacığım, kurtar şu zavallı oğlunu! Şu ağrıyan başına bir damla gözyaşı dök, bak oğluna nasıl eziyet ediyorlar! Bas bağrına zavallı yetimini! Dünyada gideceği yer yok! Her yerden kovuyorlar! Anacığım! Acı şu hasta yavruna!. Bu arada, Fransız Kralı'nın burnunun altında bir şiş olduğunu biliyor musunuz?"
"Bana kalırsa efendimiz, bir şey satın alındı mı en iyisinden alınmalı; yoksa parayı sokağa atmış olursunuz."
"Gözlerime güneş doluyor sandım yüzüne bakınca."
“Dünyada hastalık ve üzüntü adil ve eşit bir şekilde nasıl bulaşıcılık gösteriyorsa, kahkaha ve iyi mizah kadar karşı konulmaz derecede etki yapan başka bir bulaşıcılık da yoktur.”
“Cübbesinin altından perişan, korku dolu, sefil görünen iki çocuk çıkardı. Meleklerin taht kurmuş olması gereken kalplerinde iblisler dolanıyor, gözlerinden tehditkâr bakışlar atıyorlardı. Bunlar İnsanlığın Çocukları; oğlanın adı Cehalet, kızın adı Sefalet. Ancak insanların aç gözlülükleri ve aptallıklarıyla bunlar besleniyorlardı. İkisinden de, onlar gibilerden de uzak dur. Ama özellikle bu oğlandan, çünkü kaderinde kıyamet var, o alın yazısı silinmedikçe ondan uzak dur. Ona yol verme.”
“Aptallarla dolu bir dünyada yaşarken sinirlenmemem olanaksız…”
“Meleklerin taht kurmuş olması gereken kalplerinde iblisler dolanıyor.”
"Kör göz kem gözden iyidir."
"Hayatımda ördüğüm zincirleri taşıyorum."
“Her insanın ruhunun diğer insanlarla bir şeyler paylaşması, gezip görmesi gerekir. O ruh hayatta bunları yaşayamazsa, bunu ölümünden sonra yapmaya mahkûmdur. Dünyayı dolaşmakla lanetlenir.”
"Sen hiç zihnine çalışmayı durdurmasını ve uyumana izin vermesini rica ederek, yalvararak, emrederek gece boyunca dönüp durmadın mı?"
"Zihninin istediği zaman gezinmesini engelleyemezsin."
"Vicdanımız, bizim de acı çekmeye başladığımız noktaya varıncaya kadar diğerlerinin maruz kaldığı sıkıntıları umursamaz. İstisnasız tüm durumlarda, bu bizi de rahatsız etmeye başlayıncaya kadar, diğer kişinin acısına kayıtsız kalırız."