Kitap dünyasına katılın
3391 kilometre, milyonlarca piksel ve sonsuz sevgi.
Bazen bir emoji, binlerce kelimeden daha anlamlı olabiliyordu.
Aramızdaki mesafe büyüdükçe, sevgimiz de büyüyordu.
Bazen unutmak, hatırlamaktan daha acı verici olabilir.
Anektod Merkezi'nin koridorları, kendi zihnimin labirentleri kadar karanlıktı.
Korel'in dövmelerinin her biri, geçmişinin birer şifresi gibiydi.
Prometheus, sadece bir katil değil, geçmişimin karanlık bir yansımasıydı
Hafızamın boşlukları, içime çeken bir girdap gibiydi.
Merhamet ve intikam arasındaki çizgi, sandığımdan çok daha inceydi.
Her anı hatırladığımda, kim olduğuma dair bir parça daha eksiliyor gibiydi.
Bazen en büyük yalanları kendimize söyleriz.
Geçmişten kaçmak mümkün değil, er ya da geç bizi buluyor.
Anektod'un duvarları, sırlarımız kadar yüksekti.
İyileşmek mi, yoksa gerçeği öğrenmek mi? İkisi aynı şey olmayabilir.
Her iz bir hikaye anlatır, Korel'in bedenindeki izler ise bir roman.
Bazen unutmak bir lütuf değil, bir lanet olabilir.
Prometheus'un gölgesi, kendi gölgemden ayırt edilemez hale gelmişti.
Gerçek, hafızamın derinliklerinde gizliydi.
Sensizlik alır gider başını. Duraksız, uçsuz bucaksız süregelen bir yalnızlık.
Doludizgin yağmurlu günler. Böyle acırken insanın kalbi, yüzü nasıl güler?