Yazar: Adam Fawer
Yayınevi: APRIL YAYINCILIK
ISBN: 9789756006054
Sayfa Sayısı: 496
Boyutlar: 13.5 x 21 cm
Dil: TÜRKÇE
Yayın Tarihi: 07.09.2023
Olasılıksız
Adam Fawer
Kitap Özeti
Onaylanmış İçerikAdam Fawer – Olasılıksız: Kader, Olasılık ve Akıl Üzerine Akıl Almaz Bir Deney
Adam Fawer’ın Olasılıksız (Improbable, 2005) romanı, çağdaş bilimkurgu ve gerilim türlerinin kesiştiği, aklın sınırlarını zorlayan bir yapıttır. Fawer, matematik, istatistik, nöroloji ve kader kavramlarını bir araya getirerek insanoğlunun “özgür irade” üzerine kurulu en eski sorusunu yeniden tartışmaya açar: Ya her şey, gerçekten önceden belirlenmişse? Ya seçim dediğimiz şey sadece bir yanılsamaysa?
Romanın merkezinde David Caine adlı bir istatistik profesörü vardır. Caine, kumar bağımlılığı ve epilepsi krizleriyle boğuşan, zeki ama kırılgan bir karakterdir. Onun hayatı, bir epilepsi atağı sırasında bilincinin farklı olasılık dallarına sızmasıyla altüst olur. Bu noktadan itibaren Olasılıksız, yalnızca bir gerilim romanı değil, bir zihinsel deney hâline gelir: Zaman, kader, bilinç ve olasılık, Caine’in zihninde birbirine karışır.
Eserin kültürel bağlamı, 21. yüzyılın başında bilimin insan üzerindeki etkisini ve bireysel özgürlüğün dijital çağdaki kırılganlığını tartışır. Fawer, klasik bilimkurguya özgü “geleceğin teknolojisi” yerine, bugünün bilimsel gerçeklerinden hareket eder: kaos teorisi, olasılık hesapları, nörolojik determinizm… Romanın dünyası, laboratuvarlardan çok insanların zihinlerinde kuruludur. Bu yönüyle Olasılıksız, bilimsel bilginin felsefi sınırlarını sorgulayan bir yapıt olarak öne çıkar.
Tematik olarak kitap, kader ve özgür irade, bilgi ve inanç, zihin ve beden ilişkisi ekseninde gelişir. Caine’in yaşadıkları, yalnızca bireysel bir krizin değil, insanlığın anlam arayışının alegorisidir. Fawer, her olasılığın ardında yeni bir gerçekliğin gizlendiğini, bu yüzden “gerçek”in sabit bir kavram olamayacağını ima eder. Romanda yer alan her olay, domino taşı gibi birbirini tetikler. Tıpkı olasılık teorisinin işleyişi gibi.
Karakterlerin psikolojik derinliği, özellikle Caine’in içsel çatışmasında belirgindir. Onun kumar tutkusu, aslında kontrol arzusunun bir tezahürüdür; rastlantıyı yenme isteği, insanın tanrısal bir güçle oynamak istemesinin modern biçimidir. Ancak roman ilerledikçe Caine, kontrol etme çabasının kendisinin bir yanılsama olduğunu fark eder. Fawer, bu fark ediş anını büyük bir duygusal yoğunlukla anlatır: zihin çözülür, olasılıklar birbirine karışır, okur da karakterle birlikte “gerçekliğin” çöktüğüne tanık olur.
Eserin hissiyatı, entelektüel bir gerilimle duygusal bir arayışın kesişiminde yer alır. Bilimsel kavramlar yoğun olsa da Fawer’ın anlatımı romanı soğuk bir kurgu olmaktan kurtarır. Hızlı tempo, diyalogların doğallığı ve matematiksel fikirlerin hikâye örgüsüne ustaca yedirilmesi sayesinde Olasılıksız, hem bir polisiye gerilimin sürükleyiciliğini hem de bir felsefi romanın derinliğini taşır.
Kişisel olarak Olasılıksız, bana bilimin yalnızca dünyayı değil, insanın kendini anlama biçimini de dönüştürdüğünü hatırlatır. Roman, “rasyonel” olarak adlandırdığımız her şeyin ne kadar kırılgan olduğunu, hatta bazen en irrasyonel olanın en insani olduğunu söyler. Adam Fawer, aklın sınırlarını gösterirken duygunun alanını genişletir. Bu da onu sıradan bir bilimkurgu yazarı değil, modern çağın düşünsel romancısı yapar.
Kapak Yazısı
Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi? Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parka baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mı yoksa geleceği mi görüyorsunuz? Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘OlasılıkSız’ tam size göre bir roman..
(Tanıtım Bülteninden)Kitaptan Alıntılar
“Eğer bir şey yapabileceğini düşünürsen, aslında bu mümkün olmasa bile yapabildiğini görürsün. Eğer yapamayacağını düşünürsen, o zaman da çoğunlukla yapamazsın, çünkü yapmayı denemezsin bile.”
"Bitirmek için yarını, başkasına anlatmak için bitirmeyi beklemeyeceksiniz."
"Satranç hayat gibidir David demişti babası. Her parçanın kendi işlevi vardır. Bazıları zayıftır, bazıları güçlü .Bazıları oyunun başında işe yarar, bazılarıysa sonunda. Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın. Aynen hayatta olduğu gibi, satrançta da skor tutulmaz. On parçanı kaybedip, yine de kazanabilirsin oyunu. Satrancın güzelliği budur işte. İşler her an tersine dönebilir. Kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanın üzerindeki olası hamleleri ve anlamlarını iyi bilmek ve karşındakinin ne yapacağını kestirebilmek."
“Budha, dünyadaki bütün acıların kaynağının insanların maddelere ve fikirlere bağlılığından kaynaklandığını ve akan, değişen ve hareket eden evreni kabul etmedikleri için böyle olduğunu düşünmüştü.”
"Bir kez daha, tanıdığımı sandığım insanları hiç tanımamış olduğumu anladım."
"Hayat satranç gibidir. On parçanı kaybedip yine de kazanabilirsin."
"Kararlar doğru veya yanlış değildir. Kararlar karardır. Sen, sana göre en iyisini seç."
Bu Kitabı Tartışalım!
Bu kitap hakkında henüz tartışma başlatılmamış. İlk tartışmayı başlatan siz olun!
Yorumlar