Yazar: Dilan Durmaz
Yayınevi: İNDİGO KİTAP
ISBN: 9786256772472
Sayfa Sayısı: 520
Boyutlar: 13.5 x 21 cm
Dil: TÜRKÇE
Yayın Tarihi: 29.03.2024
Serçeyi Öldürmek
Dilan Durmaz
Kapak Yazısı
Efsun Zorlu, doğup büyüdüğü İzmir'den tıp fakültesinden mezun olarak ayrılır ve mesleği onu Şanlıurfa'ya kadar sürükler. Henüz mesleğinin ilk haftasındayken, on sekizinci yaşının ilk gününde hastaneye getirilen genç bir kızla karşılaşır. Efsun için bu genç kız bir vakadan öteye gider ve gittikçe derinleşir. Sır perdesini aralamak Efsun için artık bir mecburiyettir. Düştüğü derinlikte doktor kimliğiyle kalması imkânsızlaşır. Hastasının vücudunda fark ettiği izler onu adım adım kendi geçmişine götürür; vardığı yerde ise geleceğini başkasının dudakları arasında bulur. Geçmişin pençesi ensesindeyken atacağı adımlar artık onun kontrolünde değildir.Tek gayesi genç bir kızı kurtarmakken yüzüne kapanan kapılar, sırtını dönen bedenler, korkaklar ve acizler cirit atmaya başlar. Bir geçmiş.Bir vasiyet.Bir kadın. Verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar ve aşk.Şanlıurfa'nın orta yerine devrim gibi düşen Efsun, koca düzene baş kaldırırken tek yenilgisini beklemediği yerden alır. Bu şehre bir yabancı gelir; Fetih Karadere kardeşinin elinden sıkıca tutmuşbu yabancıya namlunun ucundan bakmaktadır. İki silah.İki kurşun.İki hedef "Pes etmek nedir bilmiyor.Kuş uçmaktan yoruluyor, kanat bitap düşüyor ama o, pes etmek nedir bilmiyor. Hırs değil bu. Bilmediğini yapamayış. Öğrenmesine izin vermemişler. Cahillik. Şahit olduğum en gözü kara cahillik,” demişti benden bahsederken.Ben Efsun Zorlu.Bu benim hikâyem.
(Tanıtım Bülteninden)Sık Sorulan Sorular
Meraklı, zeki ve adalet duygusuna sahip küçük bir kız çocuğudur.
Avukattır ve ırkçılığa karşı mücadele eden, adalet için savaşan bir karakterdir.
Haksız yere suçlanan siyahi bir adamın, beyaz bir kadına saldırdığı iddiasıyla yargılanmasıdır.
Toplumun önyargılarını ve korkularını temsil eden, yanlış anlaşılmış bir karakterdir.
Irkçılık, önyargılar, adalet, büyüme süreci ve masumiyet temaları işlenir.
Toplumsal adaletsizlikleri ve yetişkin dünyasının karmaşıklığını keşfetmeleridir.
Irk ve sınıf ayrımının belirgin olduğu, önyargıların hakim olduğu bir Güney kasabasıdır.
Masum ve savunmasız olanı öldürmenin yanlışlığını ve günahını sembolize eder.
Hem bakıcı hem de ahlaki değerleri öğreten bir anne figürü olarak önemli bir rol oynar.
Kasabadaki ırkçı önyargıları ve adaletsizliği gözler önüne serer.
Başkalarını anlamak için onların bakış açısından bakmayı öğretir.
Gerçek cesaretin ne olduğunu ve önyargıların nasıl yanıltıcı olabileceğini gösterir.
Tom Robinson davası ve Boo Radley ile olan karşılaşmasıdır.
Irk ayrımcılığının adalet sistemini nasıl etkilediği gösterilir.
İnsanları yargılamadan önce onları anlamaya çalışmanın ve adalet için mücadele etmenin önemi vurgulanır.
Kitaptan Alıntılar
Suskunluk, şiddetin en büyük suç ortağıdır
Bazen kaçmak, hayatta kalmak için tek çaredir.
Her kadının içinde bir direniş hikayesi vardır.
Kasabanın duvarları, sırlarımızı da hapsetmişti.
Serçeler özgür doğar, kafesler sonradan gelir.
Bu Kitabı Tartışalım!
Bu kitap hakkında henüz tartışma başlatılmamış. İlk tartışmayı başlatan siz olun!
Yorumlar