Yazar: İhsan Oktay Anar
Yayınevi: İLETİŞİM YAYINLARI
ISBN: 9789754704723
Sayfa Sayısı: 238
Boyutlar: 13 x 19.5 cm
Dil: TÜRKÇE
Yayın Tarihi: 02.06.2021
Puslu Kıtalar Atlası
İhsan Oktay Anar
Kapak Yazısı
Bir "ilk kitap", Türkçe edebiyatta yeni ve pırıltılı bir yazar... "Yeniçeriler kapıyı zorlarken" düşler üstüne düşüncelere dalan Uzun İhsan Efendi, kapı kırıldığında klasik ama hep yeni kalabilen sonuca ulaşmak üzeredir: "Dünya bir düştür. Evet, dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır." Geçmiş üzerine, dünya hali üzerine, düşler ve "puslu kıtalar" üzerine bir roman. Hulki Aktunç`un önsözüyle...
Yazar Hakkında;
1960 doğumlu. Felsefe bölümünü bitirdi. Öğretim üyeliği yaptı. 2011 yılında emekli oldu. Yayımlanmış kitapları: Puslu Kıtalar Atlası (1995), Kitab-ül Hiyel (1996), Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri (1998), Amat (2005), Suskunlar (2007), Yedinci Gün (2012), Galîz Kahraman (2014). 2009 yılında, Can Yayınları kurucusu yazar Erdal Öz`ün anısını yaşatmak amacıyla ailesi ve yayınevi tarafından verilen Erdal Öz Edebiyat Ödülü`ne layık görüldü.
(Tanıtım Bülteninden)
(Tanıtım Bülteninden)Sık Sorulan Sorular
Romanın ana karakteri Bünyamin'dir.
Roman 17. yüzyıl Osmanlı İstanbul'unda geçiyor.
Puslu Kıtalar Atlası, yazarın ilk romanıdır (1995).
Atlas, insanların zihinlerindeki dünyayı temsil ediyor.
Bünyamin'in dedesidir ve bir atlas yapımcısıdır.
Rendekâr, olayları yönlendiren gizemli bir karakterdir.
Postmodern roman türünde yazılmıştır.
İstanbul'un sokakları, Galata kulesi ve yeraltı dehlizleri.
Gerçeklik algısı, kimlik arayışı, Doğu-Batı sentezi ve bilgelik arayışı.
Bünyamin'in çıraklık yaptığı Ermeni ustadır.
Osmanlıca kelimeler ve zengin betimlemelerle örülü bir dil kullanılmıştır.
İnsanların zihinlerindeki belirsiz ve muğlak dünyayı temsil ettiği için.
Üstkurmaca, metinlerarasılık ve bilinç akışı tekniklerini kullanır.
Türk edebiyatının önemli postmodern yazarlarından biridir.
Dürbün, gözlem ve anlama aracını temsil eder.
1995 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı.
Varoluşsal sorgulamalar ve gerçeklik algısı üzerine düşündürür.
Birçok edebiyat ödülüne layık görülmüştür.
Mistik ve gizemli bir atmosfer içinde, 17. yüzyılın kozmopolit yapısıyla.
Türk postmodern edebiyatının öncü eserlerinden biri olarak kabul edilir.
Kitaptan Alıntılar
Haritacılık, dünyanın aslında nasıl bir yer olduğunu değil, insanların dünyayı nasıl gördüğünü gösterir.
Zaman, insanın kendisine yaptığı bir tür büyüydü.
Gerçek, göründüğü gibi değildi. Görünen ise gerçek değildi.
Her şey aslında hiçbir şeydi ve hiçbir şey de her şey.
Dünya, insanın gördüğü değil, hatırladığı şeydi.
Puslu bir dünyada yaşıyoruz ve herkes kendi atlasını çiziyor.
Bilgelik, bilmediğini bilmekle başlar
İnsan ancak kaybettiği şeyin kıymetini anlardı.
Dürbün, gözün göremediğini gösterirdi ama kalbin göremediğini asla...
Her harita bir yalandı, çünkü düz kağıt üzerine küreyi çizmek imkansızdı.
Zaman, insanın en büyük hazinesi ve en acımasız düşmanıydı.
Gerçek bir usta, çırağına öğrettiğinden fazlasını öğrenirdi.
Korku, insanın en büyük zindanıydı.
Her insan kendi dünyasının kaptanıydı.
Bilgi güçtü, ama bilgelik ondan da üstündü.
İnsan, ancak kaybolduğunda kendini bulabilirdi.
Atlas, zihnin haritasıydı aslında.
Hakikat, görünenin ardındaydı her zaman.
Her son, yeni bir başlangıçtı.
nsan, kendi puslu kıtalarının kâşifiydi.
Bu Kitabı Tartışalım!
Bu kitap hakkında henüz tartışma başlatılmamış. İlk tartışmayı başlatan siz olun!
Yorumlar